beni böyle sevin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
beni böyle sevin etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

19 Eylül 2011 Pazartesi

Bak Kardeşim Arşivi

Bak kardeşim.
Yaşım 24 ve 44 yaşında bir dul bayanla evlendim, kendisinin de bir kızı var 25 yaşında. Babam ise bu bahsetmiş olduğum kızı ile evlendi. Böylelikle babam, karımın kızı ile evlendiği için damadım olmuş oldu. Bunun üzerine kızım da üvey annem olmuş oldu babamla evlendiği için... Hanımımın ve benim geçen sene bir oğlumuz oldu. Oğlum hanımımın kızının erkek kardeşi oldu, aynı zamanda babamın da eniştesi.

Bir de üvey annemin erkek kardeşi olduğu için dayı oldu. Anlayacağınız benim oğlum benim dayım oldu. Babamın eşi sene sonunda dünyaya bir erkek çocuğu getirdi. O babamın oğlu olduğu için benimde erkek kardeşim ve de kızımın oğlu olduğu için de torunum. Yani ben torunumun erkek kardeşiyim.

Ayrıca bir annenin evladının babası eşi olduğuna göre ben de eşimin kızının babası ve de kızımın erkek çocuğunun erkek kardeşiyim. Kısacası kendimin büyükbabasıyım. bu kadar karışıklığa rağmen gecemi gündüzüme kattım seni takip ediyorum. Neden mi? Açtığın sikimsonik başlıklarla dünyamı siktin çünkü. Günde 2 saat uyuyor 22 saat seni izliyorum ve sen nasıl bi yaratıksın merak ediyorum amcamın oğlunun kızının eniştesinin arkadaşı ip adresini buldu bile. Ve elimde bir tane satır ile sizin eve doğru geliyorum, seni bulduğum zaman anan kumam olarak hayatına devam edecek! Senin de beynini dagıtacagım orospu çocuğu.

(sockinmycock, 01.09.2011 05:29)

Not: Eski sevgilimin yeni sevgilisinin, başka bir eski sevgilimle de yakın arkadaş olduğunu duyan @afrothecat ibnesi bana böyle bir şey yolladı. İbreti alem için ibret. Ey hayat.

1 Ağustos 2011 Pazartesi

2 Kişinin Bildiği Şifre, Şifre Değildir

Şifre nedir, neden kullanılır?
-Çünkü eşeğin asdasdasd şaka şaka.

Şifrenin kişiye özel olmaması, yani şifresini başkasıyla paylaşan maybaşlardan dolayı birçok enteresan olay yaşamışlığım var. Şifre verilen kişilerin çok büyük bir kısmını (hatta tamamına yakınını) sevgililer oluşturuyor. Ki bu olayı daha da trajikleştiriyor.

Düşünsene, bir dişi olarak çok müşkül durumdasın. Anması bile kötü farkındayım da, misal hamilesin. Tabi evli olmadığını varsayıyorum, beklenmedik bir bebek yani. Öğrendin durumu, aklın uçtu, eyvah dağına çıktın. İlk aklına gelen arkadaşına mesaj atmak oldu, ki böylesi sikko durumlarda yapılan ilk eylem bu olsa gerek. Ama o da ne? Şifre, arkadaşının sevgilisinde de var.
-Arkadaşından önce sevgilisi öğrenebilir.
-Arkadaşın mesajı silmezse, gecikmeli de olsa yine öğrenir.
-Dostun dostu vardır, olaylar gelişir.

Hadi bir erili düşün. Bir şey oldu, cart diye boşalıyorsun, mesela. Ya da ne bileyim, kuş ötmüyor ?! (töbe töbe bisssmi). Ne yaptıysan olmadı, sağ kol kas yaptı yine sonuç alamadın. Arkadaşına mesaj attın. Eyvah dağına çıkmıştın, unutma. Ama o da ne? Anladın sen onu.

Aylar önce sevgilisi bile olmayan birisine şifresini veren tanışımın hesabından bana bir mesaj geldi. Direkt mesaj / direkt ileti / özel mesaj diye bir şeyin ortaya çıkması malum. "Mesajda yazdığımız şeyi ulu orta da yazarız biz" diye dayılanmakla olmuyor bu iş. Neyse olmadı da, şifreyi kullanıp mesajı atan kişi, bana bir link atmıştı. Ayar veriyor bana aklı sıra da, hesap başkasına ait. Nasıl götüne güveniyorsa artık? Tabi o tanışım bana sordu, sana mesaj geldi mi benden falan fişmekan. "Önemli değil" deyip salladım, ama kinciyim bilinsin. Sikerler.

Aylar öncesinin kinini de kustuğuma göre, yakın geçmişe gelebiliriz.
Dün yine bir tanışıma "teşekkür" içerikli bir mesaj atıp cevap alamayınca, tabi ki peşine düştüm. "Sevgilim kıskanç, mesajını görmesin" dedi. Kendince haklı da, "sevgiliye şifre verme ve sonuçları" içerikli paragraf yukarıda hayatım. Eğer okursan hani.

Komikli bir "şifre" skandalıyla yazımın sonuna geliyorum.

Malum yaz okuluydu, ders geçmeceydi, ortalamaydı derken yine benimle aynı durumlardan muzdarip bir tanışımla msn üzerinden program yapıyoruz. "Şu dersi alsam, şunu yükseltmeye alsam, bunu şöyle geçsem var ya ööööf" gibi laflar birbirini kovalıyor. Offline geçirilen bir zaman sonrası, bir notumun açıklandığını görüyorum. Bakıyorum benim tanış da online ve diyalog aynen şöyle gelişiyor:

-----------------

gizembiç: hoyt

ibrahim: hoyt

gizembiç: termo quizinden 80 almışım.
gelecek vaadediyorum amk

ibrahim: yakışırrr sana da ibo yok

gizembiç: ibo da.. neyse

ibrahim: ben kardeşiyimmmm

gizembiç: abinin msn'ini kurcalama, bence.

ibrahim: yok ne kurcalamasıı
açık kalmışş sende yazdın
bakmak zorunda kaldım bende

gizembiç: bak hala yazıyorsun

ibrahim: sende yazıyosun

gizembiç: de ayrı.

ibrahim: onları düşünecek vaktim yok

gizembiç: vay anasını kaç yaşındasın sen?
neyse abine sorarım ben

ibrahim: 18
tamam sorr

-----------------

Hala yazıyorsun diyorum, adam "sen de yazıyorsun" diyor sdfghjk. Bir de TDK damarım tutuyor, "de ayrı" diyorum, beyimizin onları düşünecek vakti yokmuş.
Bak sen? Maybaş sdfghjkl.

Nihayetinden "gerçek" ibo geliyor. Msn otomatik olarak açılmış, ben de kardeşiyle muhatap olmuşum. Bundan sonrası da komik.

Aramızda geçen konuşmayı canlandırmış, hafif utanarak. "Dışarı çıkmıştın, ben de oturdum 2 dakika" gibi kıvırıcı laflar etmiş asdfghj. Belli abiden de korkuyoruz ama, yapacağımızdan geri de kalmıyoruz. "notunu söyledi, yaşımı sordu" gibi şeyler söyledikten sonra "yavşamadım valla, yarın öbür gün evimize gelir" gibi laflar ederek düşünceli olduğu mesajını da verip konuşmasını bitirmiş. "Yarın öbür gün evimize gelir" müthiş bir yönelim, genç arkadaşı buradan tebrik ediyorum :) Çakal seni.


O zaman sosyal mesaj gelsin:
Şifrenizi kendinize saklayın. Ananıza bacınıza sövdürmeyin.
Öptüm.

24 Nisan 2011 Pazar

İnternetlerde Dişi Olmak

  • Format atabiliyorsan mükemmelsindir. Atamıyorsan sana yardım etmek isteyecek mini çakal boldur, seni bulurlar.
  • Küfür edersen, "yollu"sundur. Etmezsen kasıyorsundur.
  • Özet geçersin, "işine geldiği tarafını anlatıyor" olur. Geçmezsen de "kafa ütüledi" olur.
  • Gerektiği kadarını anlatır, gerektiği kadar materyal sunarsın, gizleniyor olursun. Bloguna oraya buraya tüm hayatını dökersin "her boku yazıyo bu da yaee"cıların hedefi olursun.
  • Sorulan bir şeyi cevaplarken (misal) blogunu referans gösterirsin, "iyi ki bir blogun var yaee" olur. Aradığın şeyin tamamı orada var gir bak, 50 sefer anlattırma dersin, laf sokmayı bırak tüm galaksiyi soksan etkilenmez. Aynı kişi/kişiler "yaee ben blog takip edemiyorum, yazdıklarının linkini yollayacaksın ki bihaber olmayalım" derler, ya sabır çekersin.
  • "Ne zaman gelsem buradasın"cılar hiçbir zaman "demek sen de geliyorsun ki, benim burada olduğumu görüyorsun"u bir türlü idrak edemezler. Sen onlara göre tüm gün bilgisayarın başında mal gibi oturuyorsundur. Sınav / iş vs. yoğunluğundan (misal) 1 hafta internetten uzaklaşırsın, bu andavallar seni mumu bırak spotlarla ararlar. Geldiğinde "nerdeydin, neden gittin, bıdı bıdı" hiç bitmez. "Bana kızdın da mı gittin?"e bile rastladım. O kim oluyorsa artık beni internetlerden koparacak falan....
  • Kimine göre kapalı kutu olursun, ulaşılmazları oynuyor olursun. Hı hı dersin. Nasıl ulaşılmaz biriysen artık bu kişiler sana her mecradan sana mesaj atabilir, mesaj yetmez mail atabilir, hatta 1 mail yetmez 2-3 mail atabilir, inbox'ların içine sıçabilir. Ama sen hala ulaşılmaz bir superstar'sındır. o yeea.


Hı hı dersin etkili olmaz
Evet dersin hiç olmaz
Hayır dersin "Bence hayır demek istememiştir" sinyali falan veririsin allahmıhafaza

"Bunlar babadan oğula nesil herhalde anasını siktimin orospu çocukları tühh orospu çocukları babadan oğula nesil herhalde bunlar çok özür dilerim anasını siktimin orospu çocukları yani bunlar babadan oğula nesil herhalde bunlar hala değişmemiş" der, Doğuş'u daha sık anarsın

Allem edersin olmaz
Kallem edersin olmaz



Kısacası internette dişi olmak, zordur.




Huyu Da Güzel Kendi De Güzel Munis Tatlı Prenses Süreyya'nız Gizem
Blogspotlar, 2011




13 Şubat 2011 Pazar

Typo'ların Hastasıyım, Bir De Utanmadan Ustasıyım

Typo; kronik hastalığım.

Son zamanlarda yaptığım typo'lara o kadar takılınır oldu ki, bir açıklama yazayım istedim. "Şimdi ben typo yapınca siz dalga geçiyorsunuz ama bıdı bıdı bıdı" ya da "Neden dalga geçiyorsunuz ya, olamaz mı yani?" gibi cümleler kurmayacağım. Bahane de üretmeyeceğim, dikkatsizlik olsun, acele acele yazmaya çalışmaktan olsun, farklı klavye kullanmanın sonucunda olsun, Türkçe karakter içermeyen telefon klavyesi vs. Türkçe karakter içeren laptop klavyesi durumu olsun (ki şimdi aranızdan bir sivri kalkıp "ne alakası var, ş yerine s yazarsın typo'dan sayılmaz o" gibisinden bir şey söyler, lakin ki akıl etmez Türkçe karakter bulundurmayan klavyede tuş sayısının azaldığını, ve otomatik olarak yanlış tuşa basıldığını.) A ciğerim söyle neyleyeyim?

Ama sizin gördüğünüz, tarafımca hayata geçirilmiş bu typo'lar, daha önce yaptıklarımın yanında hiçbir şey. O yüzden siz bunları dilinize dolasanız da, beni rezil ettiğinizi düşünseniz de, tam verimli bir çalışma olmayacak bu. Sizlere güzelinden birkaç typo örneğimi sunayım da, çok basit typo'larımda bunları araya serpiştirin, hiç değilse gülmüş oluruz, eğleniriz falan.


  • Geldik işte > Gelsik işte
Yanılmıyorsam sene 2006, Öss derdi, dershane falan böylesi durumlar söz konusu. Şimdiki gibi değilim, çok enerjiğim, fıtı fıtı msn'lerdeyim online bir biçimde. (Hemen önlemimi alırım, "şimdi sanki yoksun msn'de" diyecekleri karşı. Artık "Forever offline"ım bilirsiniz sdfghjk) Msn'de bir etkinlik kararlaştırılacak, "şu saatte herkes gelsin" dendi ve ben geç kaldım. Acele acele online oldum, hani birkaç hoca da msn'de olacak, arkadaşları geç onlara ayıp olacak gibi saygıdan yıkılıyorum. Neyse... Online olduğum gibi hemen konuşmaya davet edildim. 10 kişi falan var. Ortam samimi de olsa, hocalar da işe dahil olduğu için herkes kendine çekidüzen vermiş. Bir arkadaş tüm naifliğiyle (dalga geçmiyorum kötü bir amacı olmadığına eminim) "Nerede kaldın ya?" diye bana haklı olarak çıkışıyor. Bundan sonrası zaten kafanızda oluştu, ama ben yine de yazayım. Etkinlikle ilgili bana sorulan sorular da bir yandan şakır şakır akıyor önümde. "Geldik işte" yazıp geçmek istiyorum. Ama olmuyor, başaramıyorum. Q klavye düzenine bakınız, ki kaçınız F klavye kullanıyorsunuz onu da bilemedim ama A-S-D-F-G-H-J-K-L-Ş-İ sıralasıyla giden kısımda, yan yana salınan S-D ikilisi beni yakıyor. "Gelsik işte" yazıyorum. Konuşma penceresine bu dakikadan sonra davet edilen edilene. Fırsatçı Kamiller. Birkaç random gülen arkadaş çıksa da, olay çabuk kapanıyor. Ama bu typo'm hiçbir zaman unutulmuyor.


  • Yaşasın > Yalasın
Tür bakımından "Geldik işte"den çok da farklı olmayan bir typo'm. Yine hemen hemen aynı tarihlere denk gelmekte. Kaynaştırma Harfleri'nin konu edildiği bir durumda yaptığım typo. 3 kişi şahit olmuştur fakat bu da güzelce yayılmıştır. Kaynaştırma Harfleri "Y-Ş-S-N" akılda kalsın diye "Yaşasın" olarak öğretilir adet olduğu üzere. Belki "fıstıkçı şahap", efendime söyleyeyim "anası mezar dikecekmiş" gibi hatırlatmaların yanında çok sönük kalsa da, yine de faydalı bir hatırlatmadır. Q klavyenin yine aynı sırası söz konusudur. Bu sefer can yakan yan yana salınan L-Ş ikilisinden başkası değildir. Hayatımızda öyle bir yer edindi ki, "Yaşasın" yerine "Yalasın" diyoruz artık, o kadar yani.
(Gereksiz bilgi: Ne fıstıkçı şahap, ne anası mezar dikecekmiş, bir erkek "hergele nedim arsız karısını kesip rendeledi"yi biliyorsa, beni etkiler. Net sdfghjk)


  • Ceren > Veren
Sene oldu 2010, level atladım, insan isimlerine bulaştım. Ne baştan savmalık cevap "Geldik işte"ye, ne de eğitici-öğretici kısaltma "Yaşasın"a benzer insanın ismi üzerine yapılan typo. En istenmeyeni, ne bileyim en pişman edenidir. Hikayesi bana kalsındır ama yakın arkadaşın olsa, eşin dostun olsa güzel bir anı olur bu yapılan andavallık, lakin ki kızı çok tanımıyorsan ne bileyim samimi değilsen, "Veren" dememelisin yine de. Neyse ki typo saniyesinde anlaşıldı, karşı taraf da anlayışlıydı. Yine belirtmek gerekirse, Q klavyede bu sefer alt satırdayız, Z-X-C-V-B-N-M-Ö-Ç. Görüldüğü üzere C-V yan yana. Seyreyleyin gümbürtüyü.



Size yaptığım typo'lar, bu 3'ünün yanında fazlasıyla sönük kalıyor, demiştim.
Neyse ben yine de kendimden umutluyum, daha bombaları için çalışmalarımı sürdüreceğim sdfghjk.


Viva TYPO !!!


Typo: Yazım hatası

4 Ekim 2010 Pazartesi

21 Eylül 2010 Salı

Bazen De İlham Kaynağıyım


İzmit'in yolları raydan
Yeni gözlük aldım adı rayban
Benim şimdi uykum geldi
Seni doğuran anaya kurban


kal be diem baby bunu bana yazdı.


1 Ağustos 2010 Pazar

Sözlükle İlgisiz İstekler vol.1

Benim bir çok kendi adıma küçük ama insanlık adına büyük isteklerim var. Toplumsal mesaj içerikli ve sıkıcılar. Ama olsun, bu isteklerimi hem siz bilin, hem de bilmeyenlere söyleyin lütfen. Böylece ezici bir çoğunluk oluşturup medeniyeti yeniden uyandıralım. İnanırsak olur bence.

Evet, başlıyorum.

1- Yürüyen merdivende illa kazulet gibi duracaksak, sağda duralım. sol tarafı boş bırakalım ki insanlar geçebilsinler.

2- Her zaman kendi sağımızdan yürüyelim.

3- Kırmızı ışıkta danalar gibi yola atlamayalım, bekleyelim bizim sıramız gelince geçelim.

4- Sokak hayvanlarını tekmelemeyelim, onlara tükürmeyelim. İnsan olalım.

5- Dolmuş ve otobüslerde ıkınarak yüksek sesle telefonda konuşmayalım.

6- Bankamatikten para çekmeye çalışan insanların götüne yapışmayalım, iki adımlık mesafe bırakalım ki, tedirgin olmadan rahat rahat para çekebilsin insanlar.

7- Karıya kıza laf atmayalım - lütfen.

8- Araba kullanırken “röargggghh” diye sesler çıkarıp kaydırmak “apaçi” damgası yememize neden olur, yapmayalım.

9- Tanımadığımız insanlara “bir içki ısmarla-ma-yalım.” sormayalım bile..

10- Her öpüştüğümüz-seviştiğimiz-vs.. insanla illa ki duygusal bir bağ olacak sanmayalım, her ne kadar kabul etmek istemesek de, bazen cinsellik, sadece cinsel çekim hissedildiği içindir. Her paylaşım yaşadığınız insana “aşk” “sevgi” “şefkat” ve “bağlılık” göstermeniz imkansızdır, zorlamayalım. Tabu gibi geliyor olabilir - ama değil. / Ha yok illa ki "namusum olacak" şeklinde bir yaklaşıma sahipsek, o zaman sevgilimizin hemcinslerine yaklaşmayalım ki herkesin onuru sağlam, kafası rahat olsun. Sonra bloglarda ağlamayalım..

11- Sevgilimizi, günde 20 tane mesaj atarak darlamayalım, bırakalım o da insan gibi günlük işlerini yapabilsin elinde telefonu olmadan.. çok merak edersek arayalım, 2 dakika konuşup rahatlayalım, karşı tarafa da gün boyu huzur verelim.

12- Yemekteyiz programını sık sık izleyip, katılımcıların karakter analizlerini yaparak genel bir toplum profili çıkaralım.

13- İçeceksek kusmayalım, kusacaksak içmeyelim, kusacak gibiysek bulunduğumuz evin lavabosuna gidelim ki halılar koltuklar batmasın.

14- Köpeklerin burnuna yanlışlıkla dokununca, lütfen "aıyh ıslaq bu yaağ, iğreanç" demeyelim, bu onların doğasında var.

15- Çok okuyalım ki orda burda göt olmayalım, bilmeden konuşmayalım, bilgimiz olmadan fikrimiz olmasın ki çoluk çocuğun maskarası olmayalım.

16- Ek$ibition'da yazarken, bilgisayarın başına himmet abi'yi oturtmuş gibi yorumlar atmayalım. "kollar batlıcan"-sıktı artık.

17- Eski sevgili başlığını biraz kendi haline bırakalım, her gün sol frame'de görmekten sıkılmış insanlar olabilir. Çok bir şeyler söylemek istiyorsak, arayalım - nefretimizi de pişmanlığımızı da oraya kusalım ki "özel hayat" diye bir şeyimiz olsun.

18- Kibiri yerinde kullandığımız zaman güzel olduğunu unutmayalım, gülünç olmaya 3-4 cm kala sınırın gerisinde durmaya dikkat edelim.

gibi şeyler.
bence gideri var.
evet - çok biliyorum ben.



7 Mart 2010 Pazar

Berke Diye İsim Mi Olur?

çok mu zor anlıyosaan Berke
bir kere de arabanla beni bekle
yürümez bu iş böööle nerdee
içsekse de beraber kafimeytimizi

severim ben ugglarımı ayağımda pembe
starbucks'a tıngır mıngır giderken senle
göremezsin asla sen ne nerdeeaa
bendeki oha falan oldum imajına kurban ol sen beaaa

patetes kızarmasının kalorisi kaldırılsın dedim olmadı
her daim senlen takılmak istedim olmadı
feys'te ilişki durumumuzu evli yaptım, boy boy fotolarımızı koydum olmadı
aman yine yeşillendiiee fındık dalları

ısrar etme binmem ferrarine
vermem ki ben sana bu gidişle
sen bana böyle yazarkene
ben sıçıyorum evde pembe pembe


Not: Berke kim bilmiyorum ki...