Capsli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Capsli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

5 Haziran 2011 Pazar

Piercing Vol.1 "Hem De Dilli"

Piercing'li bir post hazırlayayım, capsli falan olsun dedim, mamafih ademoğlu sınır tanımamış çeşit olayında. Hiçbirisi görmediğim türden piercingler değil ama, bir araya toplayınca çok fazla oldu, kategori yaptım ben de asdfasdf. Vol.1 Dil'e kısmetmiş, keyifli okumalar :)




Dil piercing'i denilince akla gelen ilk model, ahanda bu modeldir.
Dil bir aparatla tutulur, dilin uzunluğuna bağlı olarak da delme işlemini gerçekleştiren kişi, deleceği yeri belirler. Delik dümdüz değil, açılı yani verevdir. Delimde piercing'in çubuğu yani barı biraz uzun tutulur, zira dil şişecektir. 1-2 haftaya alışır, 1-2 aya da unutursunuz.
Ama bilmiyordunuz ki az sonra ne modeller, ne piercing'ler
göreceksiniz asdfghjk





Üstteki piercing'le aynı model bir 'delim'.
Ablamız " follow the pink rabbit" diyor
KIPS ;)










Bunu koymazsam çatlardım asdfasdf
Oh Hello Kitty!










Surface piercing'e girdiğini tahmin ediyorum bu deliş şeklinin (hadi be asdfasdf)
sizleri bilemem ama ben beğendim :)



Surface:Yüzey






Bu hanımkızımız da üstteki hanımkızımızdan farklı olarak piercing'i "boyuna" taktırmış. Sana puanım 9 kanka.









Bu hanımkızımız da 3'lü olayına girişmiş asdfasdf
An itinbariyle fark ettim ki dil piercing'i konulu fotoğraflar hep dişilere ait. Üşenmedim, aradım taradım ama erkekli fotoğraf çok az, ciddiyim. Bu sefer kızlı post olsun artık, nabalım.








Dilin ucuna uygulanmış, oklu moklu, dolanbaçlı kıvrımlı, estetik, munis bir model.
Yüzsüz gibi bunu da beğendim asdfasdf







"Bir kar tanesi ol, kon dilimin ucunağğğğğğ" asdfasdf
Vallahi bravo, çok enteresan bir fikir.
Enteresan olmasına enteresan da, yani "kopabilitesi" o kadar yüksek ki. Yani Allah muhafaza.
Neyse, dil kendini en hızlı onaran organ olduğuna göre, sakıncalı bir durum olmaz herhalde, di mi?





Piercing her ne kadar dile değil de, dilin altındaki et parçasına -oha- uygulanmış olsa da, bu başlık altında yer bulsun istedim.
Ama benim asıl ilgimi çeken bu sağlıklı dişler oldu.
Beyazlığı photoshop sayesinde olabilir ama, gayet düzgün ve sağlıklı ne bileyim. Düzgün dişe zaafım var Hoze Mariyano.

2 Nisan 2011 Cumartesi

"Ne, Oje Mi?" Vol.1

`` ~ Fr. "augée" kapçık içinde tutulan şey, müstahzarat, tırnak cilası < Fr. "auge" kap, çanak << Lat alveus kap, çanak ``

Ojenin etimolojisini araştırdığımda tek bulabildiğim açıklama, üstteki cümle olduğundan "ver capsleri gönüller coşsun" olayına hiç vakit kaybetmeden girişiyorum.



Oje denildiğinde akla "kırmızı, bordo, fransız manikürü" üçlemesinin geliyor olması beni ziyadesiyle üzmekte. Bu üzüntünün etkisiyle çeşitli tonlarda yeşil renk ojelerle başladım. Markası da açıkça görülüyor, almak isteyenlere de kolaylık olur. Yeşilin tonunu da tırnak şekli de güzel. Yuvarlak / oval tırnak sevmiyorum ben, baştan belirteyim de sorun çıkmasın sonra. Bu yeşilin tonu açık olduğundan, oje tırnağa sürüldüğünde şişede durduğu gibi durmayacak, bir kat daha sürülmeyi isteyecektir. Açık tonlardaki bu tip ojeleri 3 kat sürdüğümü bilirim. Yersen.





"Kırmızı, bordo, fransız manikürü" dedim ama Chanel 505'i unuttum sanmayın, az sonra karşınızda olacak :) Chanel 505 "Chanel rengi oje" yaftası yapışmış olan oje işte, yazıklı. Neyse bu yeşil tonu "mint" olarak geçmekte, ojenin markası ise "China Glaze". Gayat güzel bir renk, sürülesi bir renk. Canımsın China Glaze mint.





Tırnakta desen sevemeyenlerdenim. Ama bu minik noktalar beni rahatsız etmedi. Artık kivi düşünülerek mi yapılmış, yapıldıktan sonra kiviye mi benzetilmiş, yoksa "nasıl olsa kiviye benzedi, elime de bir kivi alayım inceden ayıplı bir şeylere selam edeyim" mi denmiş bilemiyorum. Bildiğim tek şey, fesat birisi olduğum.






Yeşil ojeden sonra gelsin maviler.
Bu mavi tonuna boyumca kefilim. Çok sevdim, bayıldım. Küt tırnak sevdiğimi zaten belirtmiştim, burada da bir sorun yok.
Mavi ojeleri sevelim. H&M mavisi ile ilgili söyleceklerim bu kadar.






"Yeşili anımsatan mavi" tonlarındaki bu ojenin China Glaze mint gibi bir havası var. Mavi, ama bir önceki mavi gibi "patlayan" bir tonda değil. Uçuk derler ya, işte o hesap. Başka markaların da bu tonlarda ojeleri mevcut, Chanel ekonomiyi kasar, (gizembiç acı söyledi).





"Hey seksi leydi
O nasıl bir mavi?
Pembe kurdeleler olmayaydı
Aslında daha bi iyiydi."
Tırnağın tüm yüzeyinde kullanılan mavinin tonu yüzünden şiir yazdım, daha ne diyebilirim ki? Ama o pembe kurdeleler? :(






Mat ojeleri hep sevmişimdir.
O.P.I.'nin bu mat pembesi gayet güzel. Mat ojeler deforme olmamasın diye ojenin üzerine tırnak cilası sürülemediğinden biraz kısa ömürlüdür. Neyse o kadar kusur kadı kızında da olur. Mat tırnak cilası (?) diye bir şey var mı acaba?






Desen çok abartılı olmadıkça bana pek batmıyor sanırım. Pembe leopar deseni beni rahatsız etmeyince bende bir kabul mekanizması oluşmuş da olabilir. Bilemedim şimdi. Zemin ve desende kullanılan tonların ikisi de gayet güzel. Oje markası "So Laque". Fakat bu tonda pembe, hemen hemen her markada vardır yani, bilginize :)






Pembe ojelerin "uçuk" tonu için seçtiğim oje de bu olsun.
Diğer pembeler gibi parlak, göz alıcı değil ama gayet hoş. Kıyafetle uyumsuzluk sorunu da çıkarmaz kanımca. Gerçi bu kıyafete göre oje seçmek olayına da kılım ya, neyse. Başka zaman anlatırım bunu :)
Bu ojenin markası da O.P.I. , meraklısına.






Ele bir dizi inci dolayarak estetik gösterme çabası ne yazık ki fos.
Neyse ki tırnak şekli estetik açıdan fotoğrafı kurtarmış. Sarı renk oje sakattır. Açık bir tonda olsa tek kat sürüldüğünde tırnağı sararmış gibi gösterme olasılığı epey yüksek. Zaten çok da tercih edilen bir renk değil. Bu incili elde kullanılmış olan sarı tonu tarafımca geçer not aldı. O desenleri de görmezden geliyoruz artık, alıştık nasılsa sdfghjkl.








Yok yok ben küçük noktalı desenleri seviyorum galiba.
Sarı rengin bu tonu da gayet hoş, ama beyaz beneklerle hoş X hoş. Bu iki sarı tondan başka da hoşuma giden ton yok. Benek canını senin ^_^





Daha bir sürü var, onlar da artık 2. bölüme.


10 Kasım 2010 Çarşamba

"Her Eve Bir Chuck Bass" Kampanyasını An İtibariyle Başlatmış Bulunuyorum



Chuck: This comforter blocks out so much noise, they could sell it at Bose.
Blair: Ugh. This has got to end.
Chuck: I thought it just did.

(Gossip Girl 4x08 Juliet Doesn’t Live Here Anymore)

"Bi abim olaydı adı Chuck olaydı" isimli kitabımdan 1 bölüm................

24 Ekim 2010 Pazar

Who Cares If There's Really A Fire?


Cevâb veriyorum: HİÇ KİMSE

Gossip Girl'ü çok özleyeceğim.
Ah bu tumblr kızı ben :(

26 Eylül 2010 Pazar

22 Eylül 2010 Çarşamba

Return of the Tarkan

Beyaz don & beyaz atlet kombinasyonu , "ıyk" mı diyordunuz. Tarkan geldi dertler bitti.



Beyaz atlet giyen erkekler artık tepki gördüklerinde Tarkan'ı örnek verecekler.



Aynadan yansıma yaptırmak suretiyle fotoğraf çekenlerin de vereceği örnek o olacak.



Ensendeki dövmeyi net göremedim şekerim. Dudaklarını büzmen de itici değil.



Hala beyaz atlet , ama o Tarkan.



Klipteki her kıyafetiyle caps'i olsun istedim. Bu caps'in amacı bu.



Ne , bere mi? (şeytani gülen smile)




Ne , hala mı bere?




Kırmızının çekiciliği falan. Yoksa Tarkan'la zerre ilgisi yok.




Bize de gelsin , masamıza böyle otursun.




İsterse dönen sandalyede de oturabilir.







Suit up vol.2




Yakışıklı adam lan işte, eril kişiler fesatlaşmayın.



Bu hareket gelişigüzel gerçekleşmediyse ben de bir şey bilmiyorum. (swh)



Blog sahibinin notu : Tarkan, olmuş olmuş.

LOST : Happy 6th Anniversary


Çünkü bugün LOST 'un doğum günü.

özlemimiz tarifsiz.